Çocuk yaşı ilerledikçe tehlike kavramını algılayabilmekte ve kendini koruyabilir bir varlık haline dönüşmektedir. Küçük çocuklar gerçekleştirdikleri faaliyetlerin onlara ne gibi zarar verebileceğini maalesef algılayamazlar. Yüksek bir yerden düşülebileceğini yada elektrik prizinin ona nasıl zarar verebileceğini bilmez. Bu sebeple minik varlıklarımızı belli bir yaşa gelene kadar bu tehlikelerden korumak zorundayız.

 

 

Oyun ise çocuk için en temel ihtiyaçlardan biridir. Koşmak, zıplamak, atlamak, tırmanmak çocuklar için heyecan verici ve vaz geçilmez aktivitelerdir. Çocukk oyun oynayarak ve fiziksel aktiviteler gerçekleştirerek büyür. 

 

30lu ve 40lı yaşlarda olan bizler çocukluğumuzda trafikten ve tehlikelerden uzak bir şekilde sokaklarda oynayarak büyüdük. Her türlü imkansızlığa rağmen sanslı sayılabilecek bir çocukluk yaşadığımız söylenebilir. Şehirleşmenin artmasıyla birlikte sokaklarda oynamak neredeyse imkansız hale geldi. Belediyeler çocuklar için oyun alanları oluşturarark bu açığı kısmende olsa kapatmaktadır. 

 

Bununla birlikte ücretle giriş yapılabilen kapalı oyun alanları da çocuklara eğlenceli oyun imkanı sunmaktadır. Bu alanlar bilinçli üretilir ve işletmecileri tarafından dikkatli işletilirse çocuklar için güvenli oyun imkanı saglayabilmektedir.

Çocuk ve Güvenlik